Sıradan Bir Gün
Eve gelir gelmez çantamı ve montumu kanepeye bir gülleymişcesine fırlattım ve kendimi yatağa attım. Üstümdeki ağırlıktan kurtulmanın verdiği rahatlık, gün boyunca çalışmaktan kasılmış vücuduma yayıldı. Ne boktan bir gündü cidden. Son 4 yıldır sabah akşam masabaşında oturmaktan gına gelmişti. Oysa ne hayallerim vardı üniversite sınavında kutucukları işaretlerken. Nasıl da sevinmiştim puanımın yettiğini öğrendiğimde. Elimdeki mezuniyet belgesiyle sırıtırken nasıl da gururla bakmıştı annem bana. İyi bir maaş alıp sevdiğim işi yapacak, vatana millete hayırlı bir insan olucaktım. Yorucu bir iş gününün arından evime geldiğimde sevgilimle oturup sohpet edip günün yorgunluğunu atacak sonra da sabahlara kadar sevişicektik. Belki 2-3 yıl sonra da nişanı takardıkı. Sonra da birkaç çocuk. Etrafta koşuşturup duran minik klonlarımı karımı çıldırtırken hayal etmek istemsizce sırıtmama sebep oldu. İşler çok da beklenildiği gibi gitmemişti. Şirkette geçirdiğim 4 yılda bırakın terfiyi doğru d...